|
.::
Peygamberimiz
|
|
|
|
|
Kuran-ı Kerim muhatabı bizler olduğumuza göre, içerdiği her konu bizi yakından ilgilendirmektedir. Yaratan'ımızın bizi muhatap alması ne büyük şeref ve sevinç kaynağıdır. Hitabetteki üslup ise; bizleri adeta şımartacak derecededir. Sunulan sevgi ve önem ayrıcalığımızı hissettirmektedir. |
- Rabbin meleklere: |
||
|
Melekler dünya yaşamını o zaman da bilmektedir. Bizler dünya yaşamına, insan olma vasfımızın sorumluluğunu unutarak kapıldığımızda diğer canlıların yaşam şekillerini sergileriz. Neticesi de bencilliğin ön plana çıkmasıdır. Bencil insan diğerlerinin haklarına tecavüz eder. Haksızlık olan yerde fesat, kan, kısacası huzursuzluk vardır. Ancak insana bahşedilen farklılık, ahlak yapısıdır ve onunla yücelir. Öylesine ki çıkacağı zirve algılayabildiğimiz her şeyin üzerindedir ve bu yol hepimize açıktır.
Cenabı ALLAH, Hz.Muhammed Sallallahu Aleyhi
Vesellem'in beyanıyla; Cenabı ALLAH'a yönelip, yönelmemek ise insanın kendi inisiyatifinde olup, kazanan da, kaybeden de yine kendisi olacaktır. Melekler ise, Cenabı Allah'ın sıfatlarından sınırlı olarak bilgilidirler. İyi ve kötüden yalnız iyiyi yaşadıklarından, onlar için imtihan da yoktur. İnsan ise zıtlıkları bir arada yaşar; imtihanı da bu zıtlıklardan doğmaktadır. İnsan kötüyü yaşadığında bile tecrübesi gelişir. İyiyi yaşamaya başladığında, tecrübesinden edindiği ilmi değerlendirirse o da olumlu amele dönüşür. Cenabı Allah, ona meleklerdeki gibi sınırlı ilmi değil, çok daha geniş ilmi algılayabilecek aklı vermiştir. Aklın görevi, kendi varlığı ve sebebini, oradan da Cenabı Allah'ın vasıflarını bulması ve Yaratanı'nı tanımasıdır. |
K.K.2/31. Ayet:
Allah Adem'e bütün isimleri,
K.K.2/32. Ayet:
- Melekler:
|
||
|
Ayetin ilgi noktası Hz.Adem Aleyhisselam Peygamberimizin öğrendiği isimlerdir. Onu meleklerden farklı kılmaktadır.Cenabı Allah'ın meleklere emri, isimleri okumaları değil, ahiret boyutundaki içeriklerinin bilinmesiydi. İsimler de, Cenabı ALLAH'ın "Alim" sıfatından kaynaklanan yaşam sistemleri veya programlarıdır. Dünyayı çorak bir toprak olarak düşünelim; üzerinde hiç bir canlı belirtisi yoktur. Ancak, yağmur ile beslenen topraktan, daha önce varlığını bile görmediğimiz bitkiler ve onların ortamında yaşayan diğer canlılar beliriverir. Toprak çorak halde iken görünmeyen bu canlılar, tohum, yumurta vb.. gibi programlanmış haldeydiler. Henüz yaşam faaliyetinde bulunmayan canlıların, önceden üremelerine uygun programlanması,
Cenabı ALLAH'ın Alim sıfatında
gerçekleşir. |
K.K.2/33. Ayet:
- Allah:
|
||
|
Cenabı Allah'ın ilmi ile donatılan Adem
Aleyhisselam'ın halifeliğine melekler secde ettiler. Cennette imtiyaz
sahibi olduğu anlaşılan ve enerjiden yaratılan İblis kıskançlık ve
kibirlilikle Onu küçümsedi; öylesine ki, Cenabı Allah'ın emri olduğunu
dahi düşünemedi. |
K.K.2/34. Ayet:
Meleklere Adem'e secde edin!" demiştik. |
||
|
Cenabı Allah'ın tüm emir ve tavsiyeleri bizim yararımıza olan sonuçları içerir. Aynı konulardaki araştırma ve gözlemlerimizle de Hak olan bu emir ve tavsiyelere ulaşırız. Ancak kaybedeceğimiz zaman ve çaba hayli fazladır. İlmini kavrayamayacağımız konulardaki eylemlerimizi, Cenabı Allah'ın emrettiği için, inanarak yerine getirdiğimizde, önceden tahmin bile edemeyeceğimiz nimetlerle karşılaşırız. Dolayısıyla tüm hayırların başlangıcı iman etmemizde saklıdır. Zaten akılla bulunan İmandan sonra deliller kendiliğinden gelecektir. |
K.K.2/35. Ayet:
"Ey Adem eşin ve sen cennette kal; orada
olanlardan |
||
|
Gözlemlerimizle, canlıların bulundukları ortama uyum sağladıklarını biliyoruz. Normalde aldığımız gıdaların bir kısmı, eylemlerimizle enerjiye dönüşerek sarf edilir. Cennetteki yiyeceklerin tamamı, vücudun değişiminde etkili olamayacağından, enerjiye dönüşerek oradaki eylemlerimizde sarf edilir. Cennet yiyeceklerinde, vücut dan dışarıya atılacak hiç bir fazlalık, yani posa yoktur. Cenabı Allah'ın yasakladığı ağacın meyvesi ise Dünya yiyeceklerinden olup, vücut da posa oluşturur. Vücut da bu atıkları atacak organlar belirgin değilken, yeni yiyeceğe uyum sağlayarak dışkı görevi için belirginleşir. Vücudun dışkısı Cennete boşalamayacağından, artık o vücut önceki ortamını terk etmek zorundadır. Nitekim, |
K.K.2/36. Ayet:
Şeytan oradan ikisinin de ayağını kaydırttı ve onları
içinde |
||
|
Hz.Adem Aleyhisselam Peygamberimizin duasının kabul edilmesi için kelimeleri öğreten de Cenabı Allah'tır. Öyleyse, kelimelerin içerdiği ilimler, duaların kabulüne sebep olmaktadır. Kur'an düzenindeki İlk kelime de, yaşamdaki çift ve zıtlık prensibini simgeleyen BSM'in, B kelimesidir. |
K.K.2/37. Ayet:
Derken,
Adem Rabbinden |
||